İl Tarım Müdürü Zekeriyya Erdurmuş, yaz aylarının korkulu rüyası haline gelen keneler karşı uyardı. Ölümcül bir hastalık olan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi'ne (KKKA) neden olan kenelerden korunma yolları hakkında bilgi veren Zekeriyya Erdurmuş, vatandaşların yeşil alanlarda dolaşırken çok dikkatli olmaları gerektiğini söyledi
Hastalık ilk kez 1944 yılında görüldü Kırım-Kongo kanamalı ateşi (KKKA), hastalığının Nairovirüslerin neden olduğu ateş, cilt içi ve diğer alanlarda kanama gibi bulgular ile seyreden kene kaynaklı bir enfeksiyon olduğunu belirten Tarım Müdürü Zekeriyya Erdurmuş, Kırım-Kongo kanamalı ateşi hastalığını ilk kez 1944 ve 1945 yılı yaz aylarında Batı Kırım steplerinde çoğunlukla ürün toplamaya yardım eden Sovyet askerleri arasında görüldüğünü söyledi. Hastalığa Kırım hemorajik ateşi adı verildiğini belirten Zekeriyya Erdurmuş, "1956 yılında Zaire' de ateşli bir hastadan Kongo virüsü tespit edilmiştir. 1969 ise Kongo virüsu ile Kırım hemorajik ateşi virüslerinin aynı virüs olduğu belirlenmiş ve Kırım-Kongo kanamalı ateşi olarak hastalık yeniden adlandırılmıştır. Hastalık sıklıkla Afrika, batı Asya ile Ortadoğu ve doğu Avrupa'da görülmektedir. Kırım-Kongo hemorajik ateş virüsünün Bulgaristan, Makedonyada, Pakistan, Irak, Afganistan, İran, Kosova, Kazakistan, Sahra altı Afrika ülkeleri, eski Sovyetler Birliği, Yugoslavya, Yunanistan, Arap yarımadası, Dubai, Kuveyt, Çin ve Moritanya'da salgınlar yaptığı bildirilmiştir" dedi. Virüs kuşlarla diğer bölgelere taşınıyor KKKA'nin hayvanlardan insanlara keneler ile bulaşan bir enfeksiyon olduğunu belirten İl Tarım Müdürü Erdurmuş, Güney Doğu Avrupa ve Güney Afrika arasında göç eden göçmen kuşların üzerinde bulunabildiği söyledi. Erdurmuş, "Bu kuşların virüsün iki kıta arasında taşınmasına yol açabildiği düşünülmektedir. Hyalomma soyuna ait keneler Ülkemizin de içinde bulunduğu çok geniş bir coğrafik alanda yaşamaktadırlar. Virüs, sığır ve koyun gibi Hyalomma keneleri için konak olan hayvanlarda belirtisiz enfeksiyon ve bir hafta kadar süren geçici viremi (kanda virüsün bulunması) oluşturmasına rağmen, insanlarda hastalığa neden olmaktadır. Küçük memeli hayvanlarda da viremi ve hafif enfeksiyon oluşup keneler için kaynak oluşturabilmektedir. Bir bölgede, kenelerin ve keneler kan emdiğinde bulaşmayı sağlayacak kanında virüs bulunan hayvanların bol olması salgın için önemli bir faktördür. Hyalomma soyuna ait keneler en etkin ve yaygın olmakla birlikte, 30 kene türünün KKKA virusunu bulaştırabileceği bildirilmektedir" ifadelerini kullandı. Alınması gerekin önlemler hakkında bilgi verdi Kenesiz bir dünyanın oluşturamayacağının altını çizen Zekeriyya Erdurmuş, kenelerle mesafeli, ekolojik dengeyi koruyarak, biyolojik yararlıları koruyup çoğaltarak zararlılar ile bi-yolojik mücadele yapılması gerektiğini söyledi. Erdurmuş, "Yoksa her şeyi zehirlemenin sonuçta kendimizi de zehirlemek olduğunu bilmeliyiz. Kene mücadelesinde ilaçlama yapılırken özellikle hayvanların ilaçlanmaları esas alınmalıdır. Kenelerin kış aylarında saklanmalarını önlemek için hayvan barınaklarının fiziki durumları düzeltilmeli, duvarlardaki yarık ve çatlaklar kapatılmalıdır. Barınaklar kenelere karşı kış aylarında bir veya iki kez ilaçlanmalıdır. Kenelerle mücadelede kullanılacak akarisidlerin insan, hayvan ve çevre sağlığı açısından en güvenilir olmasına, et ve sütte kalıntı bırakmamasına dikkat edilmelidir" diye konuştu. 2009'da 396 bin hayvan aşılandı Bu amaç doğrultusunda İl Tarım Müdürlüğü tarafından 2008 yılı içerisinde Şap Hastalığı aşılama kampanyasıyla beraber 3 dönem halinde 646.109 büyükbaş hayvan ile 573.371 küçükbaş hayvan kenelere karşı ilaçlandığını söyledi. İlaçlamada Bakanlık ve İl Özel İdaresi kaynaklarının kullanıldığını belirten Erdurmuş, "2009 yılı içerisinde 216 bin büyükbaş ve 180 bin küçükbaş hayvan kenelere karşı ilaçlanmıştır. Kenelerin uçma ve sıçrama kabiliyeti olmadığından yerde bulunurlar. Bu nedenle uzun otların, çimlerin ve çalılıkların bulunduğu yerlerde dolaşırken daha dikkatli olunmalıdır. Riskli bölgelerde bacakları kapatan kıyafetler tercih edilip uzun kollu giysiler giyilmelidir. Böcek kovucu ilaçlar kullanılarak kenelerin yaklaşması engellenmelidir. Tercihen açık renkli elbiseler giyilmelidir" dedi.
zafergazetesi.com
|