Sitene Ekle | Arsiv | Iletisim | Anasayfam Yap | Sık Kullanilanlara Ekle
23 Mayıs 2012 Çarşamba
Gazeteler

Genel Editör
BAHATTİN ULU
İDRAKİMİZ YANMASIN
ALPEREN AKAR
Yazıklar Olsun
Yazarlarımız
DÖĞER HÜR HABER
Döğer Hür Haber'den
M. Merve KAZAL
Değerli Olan İçindeki.......
RESÜL GÜLER
SEVGİ
HASAN HÜSEYİN KURT
STRES
KENAN YILMAZ
İletişim Danışmanı Terzi Gibidir
Bekteş TAYLAN
KADER BU BÖYLE
Gonul Pınarı
Zina Hakkında Söz bırakmayacak açık hükümler
PageRank Checker
Yazara Ait Tüm Yazılar
  HASAN HÜSEYİN KURT

          
         BİZ EFENDİMİZ'E BORÇLUYUZ

BİZ EFENDİMİZ E BORÇLUYUZ






    Her fırsatta, Peygamber Efendimiz e (aleyhissalatu vesselam) salât u selam getirmemiz ona karşı vefamızın gereğidir. Çünkü salât u selamlarla onu her anışımız, hem onun peygamberliğini bir tebrik, hem getirdiği saadet-i ebediye müjdesine karşı bir teşekkür ve hem de bildirdiği fermanlara itaatimizi ve biatımızı yenilememiz manasına gelmektedir.


    Evet, Efendiler Efendisi ne salât u selam okumakla, ahd-ü peymanımızı yenilemiş, ümmeti arasına bizi de dâhil etmesi isteği ile kendisine müracaat etmiş oluyoruz. "Seni andık, Seni düşündük; Allah Teala ya Senin kadrini yüceltmesi için dua ve dilekte bulunduk." demiş ve "Dahîlek ya Resûlallah - Bizi de nurlu halkana al ey Allah ın Resûlü!.." talebimizi tekrar ederek onun engin şefkat ve şefaatine sığınmış oluyoruz.


    Dolayısıyla, salât u selama Efendimiz den daha çok biz muhtaç bulunuyoruz. Ona müracaatımızla mevcudiyetini, büyüklüğünü kabullenmiş ve küçüklüğümüzü, hiçliğimizi ilan etmiş; aczimiz ve fakrımızla beraber, şiddetli ve çok büyük bir günün endişesiyle melce ve mencâ olarak Resûl-i Ekrem e dehâlet etmiş, arz-ı ihtiyaç ve arz-ı halde bulunmuş oluyoruz.


    Bildiğiniz gibi, "salât", tebrik, dua, istiğfar, rahmet gibi anlamlara gelmektedir. Salât kelimesinin çoğulu "salavât" gelir. Kur ân-ı Kerim de şöyle buyurulur: "Allah ve O nun melekleri Peygamber e hep salât ederler. Ey mü minler, siz de Ona salât (ve dua) edin ve samimiyetle selam verin." (Ahzab, 33/56)


    Bu âyeti kerimeyle, Peygamberimiz e salât ve selamlar getirerek hürmetlerini arz etmek her Müslüman ın yapması gerekli olan bir görevdir. Her Müslüman en azından "Allahümme salli alâ Muhammed - Allah ım rahmet ve bereketin Efendimiz Hazreti Muhammed üzerine olsun." diyerek salât getirmek mecburiyetindedir.


    Resûl-i Ekrem Efendimiz, "Yanında benim adım anılıp da bana salât getirmeyen kişinin burnu sürtülsün, hakarete uğrasın." buyurmuştur. Bununla beraber, Peygamberimiz in ismi her işitildiğinde veya anıldığında salât getirilip getirilmeyeceği hususunda; bazı âlimler, "Bir yerde, Hz. Peygamber in adı ne kadar anılırsa anılsın bir defa salât edilmesi yeterlidir." derken, âlimlerin çoğunluğu ise, "Efendimiz in mübarek adı her anıldığında salât u selam getirilmesi gereklidir." demiştir.


    Bazıları, insanın, ömründe bir kere salât u selam getirmesinin vâcib olduğunu söylerken, İmam Şâfi gibi kimseler de nâm-ı celil-i Muhammedî ne zaman anılırsa anılsın hemen salât u selamla O na senâda bulunmak gerektiği kanaatindedirler.


    Nitekim hadis ilmiyle uğraşanlar, hadisleri rivayet ederken, O nun adı ne kadar çok anılırsa anılsın, her anılışında, "Sallallahu aleyhi ve sellem" diyerek hürmet ve vefalarını ifade etmişlerdir. Hatta bazı yerlerde, ezanda Efendimiz in ism-i şerifi de anıldığı, "Eşhedu enne Muhammeden Resûlullah" dendiği için, ezandan sonra da salât u selam okuna gelmiştir.


    Erzurum da bu yerlerden birisidir. Orada da, ezanı müteakip "es-Salâtu ve s-selamu aleyke ya Resûlallah, es-salâtu ve s-selamu aleyke ya Habîballah, es-salâtu ve s-selamu aleyke ya hateme n-nebiyyîne" şeklinde salât okurlar.


     Aslında, ezan kelimelerinin içinde böyle bir salât u selam yoktur, fakat bir vefa borcu olarak söylerler.


    O nun caddesİnden başka yol yok


    Evet, salât u selam meselesine bir vefa borcu nazarıyla bakmak lazım. Biz Efendimiz e karşı borçluyuz. Allah, bazılarımız için ağır gelebilecek şekilde her an o borcu ödüyor olma şuuru içinde bulunmakla bizi mükellef kılmamış. Hayatımızın her saniyesinde O nu hatırlıyor olma, O na hiç durmadan salât u selam getirme teklifinde bulunmamış. Fakat biz zaten O nun getirdiği dinin hükümlerine riayet ettiğimizde bir yönüyle O na karşı medyuniyetimizi de sürekli ve fasılasız dile getirmiş oluyoruz.


    Günde beş defa minarelerimizden olduğu gibi gönüllerimizden de yükselen ezanımızı düşünün.. her namaza yürüyüşümüzde, "Gök nûra gark olur nice yüz bin minareden, Şehbâl açınca rûh-u revân-ı Muhammedî; Ervah cümleten görür "Allahu Ekber"i, Aks eyleyince arşa lisân-ı Muhammedî." (Yahya Kemâl) sözlerinin hakikatini seslendiriyor ve önce ezanla vefamızı ilan ediyoruz.


    Zât-ı Ulûhiyet in yanında Efendimiz in nâm-ı celîlini de anıyoruz. "Lâ ilahe illallah"ın, "Muhammedün Resûlullah"tan ayrılamayacağını, şehadetin ancak ikisini beraber söylemekle gerçekleşmiş olacağını gösteriyoruz.


    Üstad Hazretleri nin de Mektubât ta belirttiği gibi, kelime-i şehadetin iki kelâmının birbirinden ayrılamayacağını, onların birbirini tazammun ve isbat ettiğini, biri birisiz olmayacağını ifade ediyoruz.


    Evet, madem Peygamberimiz (aleyhissalâtü vesselâm) Hâtemü l-Enbiya dır, bütün enbiyanın vârisidir. Elbette O, bütün vusûl yollarının başındadır. O nun cadde-i kübrâsından hariç hakikat ve necat yolu olamaz.


    Umum ehl-i marifetin ve tahkikin imamları, Sadi-i Şirazî gibi derler: "Ey Sâdî! Muhammed i (sallallahu aleyhi ve sellem) örnek almadan bir kimsenin selâmet ve safâ yolunu bulması imkânsızdır."


Özetle:
1 - Salât u selamlarla Efendimiz i her anışımız, hem peygamberliğini bir tebrik, hem getirdiği müjdeye bir teşekkür ve hem de bildirdiği fermanlara itaatimizi bildirme manasına gelmektedir.


2 - Salât u selama Efendimiz den daha çok biz muhtacız. Ona müracaatımızla büyüklüğünü kabullenerek, aczimiz ve fakrımızla beraber arz-ı halde bulunmuş oluyoruz.


3 - Zât-ı Ulûhiyet in yanında Efendimiz i de anıyoruz. "Lâ ilahe illallah"ın, "Muhammedün Resûlullah"tan ayrılamayacağını, şehadetin ancak ikisini söylemekle gerçekleşeceğini gösteriyoruz.


Tüm Döğer li hemşehrilerime Kars tan selam ve dua ile.

2009-09-25 Bu yazı  210  kere okundu
Son Yazıları:

STRES
DERSİM
YAŞARKEN BİR OLALIM
SAHUR VAKTİNİN ÖNEMİ
NEFİS PUTUNU KIR.........
Mehmet Feyzi Efendiden Feyizler
MÜSLÜMAN
MEVLANA
BEYAZ TÜRKLER DEĞİL BEYAZ PRAMİTLER
SAMİMİYET AMA NASIL?
YORUMLAR
RANTÇILAR İSTEDİ AKP İLÇE BAŞKANI OLDU
RANTÇILAR İSTEDİ AKP İLÇE BAŞKANI OLDU
SELEHATTİN KAYA DÖĞER HÜR HABERE KONUŞTU
Selehattin Kaya Döğer Hür Habere çalışmaları hakkında bilgi verdi.
Son İçerikler
Hava Durumu
ANKET
Döğer Belediyesinin Kasası Dolumu
Belediye Yatırım Yapacak Kadar Parası var
Belediye İşyerlerini Borç İle Yapacak
Belediyenin Borç Batağındadır
Yalandan Kim Ölmüş( Başkanın yalanlarından Biri)
Sonuçlar
Son İçerikler
Copyright © 2008 - 2012 Döğer Hür Haber - Tüm Hakları Saklıdır.İzinsiz kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Melkam Internet Hizmetleri
     

2

Döğerhürhaber.com

 

 

 

 

Haberler

 

BAĞLANTILAR

DÖĞER EKO HABER

Frig Vadisi.net

Frig Haber.com

Döğer Ar-ge.com

Sitene Ekle

RSS

Facebook

Twitter