ERMENİLERİN, PKK NIN VE İSRAİL İN KURTULUŞU İÇİN
Pers İmparatorluğu, Roma yla yaptığı savaşlarda ilk kırılanlar onlar olsun diye ülkenin batısına yerleştirmiş ve hep korumuş ama "Ne olsun, ne de ölsün" siyasetini kullanmış.
Osmanlı- İran savaşlarında yine Şah İsmail öncesi ve sonrasında ilk ölenler sırasını kaybetmesine izin verilmemiş ve hep sınırda tutulmuş. Osmanlı -Rus savaşı esnasında Ruslar, "Size özgür ülke vereceğiz" demişler, Selçuklular ve Osmanlılar döneminde bin yıl boyu nimetini yediği insanlara içten vurdurmayı başarmışlar ama ilk ölenler Ruslar olmamış Ermeniler olmuş.
Hep başkaları adına ölmeyi tercih etmişler. 1920 den itibaren Rus hakimiyeti altına girmişler, Türkiye ile Türk cumhuriyetleri arasında engellik görevi yapmışlar ve Ruslar onları ne oldurmuşlar, ne de öldürmüşler. Genlerine kadar fakirliğe alıştırılmışlar ve şimdilerde fakirliğimizden belki kurtuluruz endişesi yaşayarak ekonomik ambargoların devamını isteyen işler yapmaya devam etmekteler. Şimdi de Amerika nın oyununa geliyorlar.
Amerika, Arapların arasında bir İsrail devleti kuruvermekle hem kendi bünyesindeki zararlı varlıkları çöle taşımış oldu hem de Arapların başını kaşıyacak zamanının olmamasını temin etti. Aynı zamanda İsrail bizi işgal etmesin diye petrolden kazandıkları dolarları Amerikan bankalarına yatırmaya ve Amerikan siyaseti yürütmeye devam ediyorlar.
İsrail e devlet kurdurttular ama devlet olma fırsatı vermediler. Altmış yıldır korkuyla yatağa girip irkilerek kalkmaya devam ediyorlar. "İsrail, ne olsun ne de ölsün" politikası güdüyorlar.
Elli yıldır Güneydoğu da Kürt politikasıyla Irak, İran, Türkiye ve Suriye nin başını ağrıtmaya devam ediyorlar. PKK nın ayakta durması için yardım ediyorlar, tam güçleneceği anda besleyip büyüttüklerini içeri alırken, topladıkları parayı da devlet hazinesine kaydediyorlar. Ermenistan da aynı oyunun içinde rol alıyor.
Türk Cumhuriyetleri, İran ve Türkiye arasında kanayan bir yara gerekirdi o kaşınacak yara Ermenistan oldu. Yaranın kapanmasını yarayı açanlar hiçbir zaman istemeyecekler.
Avrupa ve Amerika da Ermeni derneklerinin, televizyonlarının, radyolarının, film şirketlerinin, belgesel yayın yapanlarının, siyasileri ve yazarları satın alanlarının bu güne kadar harcadıkları dolarlar, üç milyon nüfuslu Ermenistan ı ve vatandaşlarını İsveç vatandaşlarının sahip olduğu zenginlik düzeyine çıkarırmış. Ama bunu yapmıyorlar.
O yüz milyar doları Ermenistan a getirip yatırım yapmaya kalkan Ermeni, bir anda kendisini Amerikan hakimlerinin karşısında bulur, Kıbrıslı işadamı Asil nadir in akibetine uğrar.
Hatırlayanlarımız iyi bilir ki Kıbrıslı işadamı Asil Nadir 1963 yılında Yunanlıların zulmü sonunda İngiltere ye göç etmiş, kısa zamanda 1985 yılında dünyanın en zenginleri sıralamasında on birinci sıraya yükselmiş biri iken, Kıbrıs a ve Türkiye ye yatırım yapmaya başlayınca "Londra da var olan hakimler"in çengeline takılmış ve birkaç yıl içinde bütün servetini kaybetmişti.
Fransa daki Amerika daki Ermeniler bu gerçeği bilirler. Ermenistan dakiler de bilirler de bilmezden gelirler.
Selçuklular ve Osmanlılar döneminde bin yıl boyunca burnunuz kanamadan yaşarken, Rusların doğudan, Avrupalıların batıdan destek verdiği ve Osmanlı yı yıkmaya girdiği dönemde niçin burnunuz kanadı?
Niçin Osmanlı döneminde yetişen Ermeni mimarlar, tarihçiler, sanatkarlar şimdi yetişmiyor?
Hıristiyan işkencelerinden Yahudiler, Müslüman Osmanlı sayesinde kurtulmuşlardır. Süryaniler, Ermeniler, Rumlar ve diğer Hıristiyan ırkların hepsi Müslüman ülkelerde varlıklarını sürdürebilmişlerdir.
Yahudi İsrail de Hıristiyan kiliselerin bombalandığını televizyonlardan gözlerimizle gördük de, Vatikan ın veya Avrupa ile Amerikanın ses çıkardığını kulaklarımız işitemedi.
Gelin, bu Mevlid ayını fırsat bilerek "Alemlere Rahmet, Hazreti Muhammed"i yeniden inceleyelim ve yolundan gitmeye yeniden başlayalım ki dünyanın başı ağrımaktan kurtulsun. |