Toplulukları millet yapan değerlerin birisi, var oluşundan beri sürdürdüğü kültürel değerleridir. Aynı kültürü taşıyan insanların oluşturduğu topluluk, millet diye bilinir. Kültürün ve medeniyetin ortaya çıkmasında Türklerin katkısı çok fazladır. Bozkırlarda yaşayan Türkler, geçimlerini uzak bölgelerden sağlayabilmek amacıyla vahşi hayvan olarak bilinen atı ehlileştirmiş ve yayla hayatını geliştirmiştir.
Mera ve otlaklarını korumak, yan yana ve huzurlu yaşayabilmek için bir takım kurallar konulmuştur. Böylece sosyal hayatın ve birlikte yaşamanın temelleri atılmıştır.Bu bakımdan Türkler bir ilki gerçekleştirmiş- tir. Türklerin sosyal hayatlarını düzenleyen, onlara kural koyan, koruyan, kollayan ve devletin gücünü de temsil eden Türk Töresidir. Türk kültür yapısının en ince motifi Türk Töresi ile örülmüştür. Töre; bireysel ve sosyal ilişkileri düzene koyan, milli birlik ve dayanışmayı sağlayan bir kültür olgusudur. Bizi kültürel anlamda diğer milletlerden ayıran özelliğimizin esası Türk Töresidir.
Bunun içindir ki yabancı kültürler önce bizim bu değerlerimizi yok etmek isterler. Türk Töresi yaşadığı coğrafyanın özellikleriyle birlikte doğmuş, ihtiyaçlara göre şekillenerek günümüze kadar gelmiştir. Hiçbir zaman özünü kaybetmemiştir. Çünkü milli birlik ve beraberliğin çekirdeği milli değerlerdir. Bir milletin diline, dinine, kültürüne, tarihine, bayrağına ve yüksek ahlak ölçülerine bağlılığı, o milletin milli birlik ve beraberliğini güçlendirir. Bölgenin özellikleri türkülerimizi, folklorumuzu, minyatür sanatımızı, geleneksel kıyafetlerimizi, halk edebiyatımızı, oyunlarımızı, el sanatlarımızı, mimari yapımızı ortaya çıkarmıştır. Farklılıklar, kültürel zenginliğimizdendir.
Değişik motifler ilmek ilmek dokunarak Türk Kültürünü oluşturmaktadır. Bunun içindir ki insanımız bar ile çayda çırayı, zeybek ile horonu gönül penceresine sığdırabilmiştir. Bunun temelinde kültürün bütünleştirici etkisi vardır. Devletimizi ayakta tutan temel direklerden biri olan Türk kültürünün yozlaştırılmaya çalışılması karşısında bizim ne yaptığımız önemlidir. Tarihi zenginliklerimiz, doğal güzelliklerimiz gibi kültürel değerlerimizi korumak da insani vazifelerimizdendir. Kültürler, insanlar arası etkileşimden ortaya çıkarlar, gelişirler, diğer kültürlerle etkileşirler. Süreklilik gösterirler ve öğrenme yoluyla aktarılırlar. Bu bilinçle gelecek nesillere sağlam bilgiler aktarmak ve gelebilecek tehlikelerden onları haberdar etmek gerekir.
Bu bağlamda Atatürk ün şu sözleri çok anlamlıdır: Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri öğrenimin sınırları ne olursa olsun, ilk önce ve her şeyden önce Türkiye"nin bağımsızlığına, kendi benliğine, milli geleneklerine düşman olan bütün unsurlarla mücadele etmek gereği öğretilmelidir. Dünyada uluslararası duruma göre böyle bir mücadelenin gerektirdiği manevi unsurlara sahip olmayan kişiler ve bu nitelikte kişilerden oluşan toplumlara hayat ve bağımsızlık yoktur. Türk milleti olarak bizim kültürel değerlerimizi korumanın yanında insanlarımıza milli şuur bilinci kazandırma görevimiz vardır.
İyi eğitim almış, hayata bakış felsefesini geliştirmiş, edebi ve sanatsal değerlere önem veren, yaratıcı düşünceye sahip insanımıza bunların yanında milli şuur kazandırdığımızda ülkenin geleceğini emin ellere teslim etmiş oluruz. Bir devlet ne kadar güçlü olursa olsun eğer ortak bir kültürel değere sahip değilse sosyolojik anlamda da dağılmış demektir. Dolayısıyla bu devlet, dalları budanmış ağaç gibi çıplaktır ve güçsüzdür. Doğusuyla, batısıyla, güneyiyle, kuzeyiyle biz bir bütünüz. Milli birliğimiz ve milli kültürümüz teminatımızdır. ÇÜNKÜ BİZ BİRLİKTE TÜRK MİLLETİYİZ. |