2009 yılı Kutlu Doğum Haftası 14-20 Nisan 2009 tarihleri arasında kutlanacaktır. Günümüz insanı medya aracılığı ile her gün yeni değerlerle tanışmakta, adeta bir değerler bombardımanına tutulmaktadır.
Bu sebepten insanımızın Hz. Peygamberin hayatını bilmeye ve öğrenmeye olan ihtiyacı bugün her zamankinden çok daha fazladır.
Ancak hemen belirtelim ki, birinci derecede ihtiyaç duyulan şey, bilgilenmekten ziyade, sahip olunan bilginin sosyal hayata yansımasıdır.
Yani bu gün için öncelikli konu: Bilgisine sahip olduğumuz ahlaki değerlerin, davranışlar halinde sosyal hayata yansımasıdır.
Toplumu oluşturan büyük ekseriyetin yalanın, gıybetin, içkinin, zinanın, rüşvetin (v.s) kaçınılması gereken kötülükler olduğunu bildiğini düşünüyorum. Fakat yine bu çoğunluğun bu bilgileri davranış haline dönüştürme aşamasında, sıkıntılara düşüldüğü gözleniyor. İşte bu sebepten yazımıza "Hz. Peygamberin hayatından davranış modelleri" gibi bir konunun seçimi, oldukça anlamlıdır ve doğrudan doğruya ihtiyaç duyulan bir alanla ilgilidir.
PEYGAMBERİMİZ İNSANLARA MODELDİR
Peygamberimizin; insanlar için model ve örnek olduğu son derece aşikardır.
Zaten Peygamberin en önemli gönderiliş gayelerinden' biriside "insanlığa örnek ve model olma" konumlarıdır.
Bu Konuda;
Yüce Allah (c.c) kalem suresinin 4. Ayetinde Peygamberimize hitaben "Muhakkak sen çok yüce bir ahlak üzeresin" buyururken, biz insanlara hitaben de Ahzap suresinin 21. ayetinde "Gerçekten sizin için: Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar için ve Allah'ı çok zikredenler ve hatırlayanlar için Resulullah'ta çok güzel bir numune, çok güzel bir örnek, çok güzel bir model vardır" buyuruyor.
Bundan dolayıdır ki Peygamberimizi örnek almak, Müslüman insan için, öncelikli dini bir görev durumundadır.
Ancak; bu noktada cevabı aranması gereken bir soru vardır. "Peygamberimizden 14 asır sonra onun yaşadığı kültür ve coğrafyadan apayrı bir ortamda yaşayan insanların, Hz. Peygamberi bu gün tam olarak örnek alması, ne kadar mümkündür"? Eğer mümkünse bu ne kadar gerçekleşir? Başka bir ifade ile bugün: Peygamberi örnek almak, onun hayatından davranış modelleri çıkarmak, nasıl anlaşılmalıdır.
HZ. PEYGAMBERİN GİYSİSİNİ DEĞİL DAVRANIŞINI ÖRNEK ALALIM
Peygamberimiz, yaşadığı zaman ve coğrafyada başka insanlar gibi hayatını sürdürdü.
Yani, o dönemdeki insanların yediği yemeklerden yedi, günlük hayatında o kültürde kullanılan malzemeleri kullandı. Örnek olarak; zamanın Mekke toplumunda yaşayan insanlar gibi Peygamberimiz de entari cinsinden elbise giydi. Diğer insanlar gibi o'da yemeği elle yedi. Çünkü o günün ve coğrafyanın şartları öyleydi.
Şimdi iyi düşünelim: Peygamberimizi örnek almak hayatından davranış modelleri çıkarmak adına "o yemeği elle yiyordu, öyleyse bizimde elle yememiz gerekir; o entari giyiyordu bizimde entari giymemiz gerekir" gibi düşünceye kapılmak ve bunu da din adına savunmak, İslami bir zihniyetmidir?
Acaba Yüce Allah Hz, Peygamberin örnek alınmasını emrederken, böyle bir örnek alma biçimini mi kastetmiştir.
Hemen söyleyelim: Hz Peygamberi örnek almayı, hayatından davranış modelleri çıkarmayı.
" O'nun sahip olduğu ahlaki vazifelerin hayata geçirilmesi; getirmiş olduğu dini zihniyetin benimsenmesi ve gelişen olaylar karşısında o‘nun almış olduğu tavırlara benzer tavırların sergilenmesi şeklinde anlamanın daha doğru olacağı kanaatindeyim.
Çünkü peygamberimizin hayatı; ancak bu şekilde örnek alındığı zaman 1400 sene sonra yaşayan bir insan için anlamlı bir hale gelir-gelecektir.
İnsani ilişkiler açısından anlamlı ve önemli olan; kişinin o nun gibi giyinip o nun gibi yemesi, koku sürünmesi değil, o nun ahlaki niteliklerine sahip olmasıdır.
Yani O nun gibi adaletli, O nun gibi dürüst, O nun gibi ahlaklı, O nun gibi merhametli olmak, kısaca insani ilişkilerini o nun ahlaki ölçülerine uygun şekilde yürütmektir.
Günümüz insanı, Peygamberimizi örnek almayı; O nun gibi eş, O nun gibi vatandaş, O nun gibi ticaret adamı, O nun gibi devlet adamı, O nun gibi komşu, O nun gibi komutan şeklinde anladığı ve bunu gerçekleştirmeye azmettiği zaman, gündelik hayat da dahil toplum hayatında ne kadar büyük bir değişikliğin ve manevi zenginliğin meydana geldiğini kendiliğinden fark edecektir.
İşte bu amaca ulaşmak için bu yılda Peygamber Efendimizin doğumunun 1438 nci yıl dönümü, yurt içinde 81 il ve yurt dışında da 29 ülkede çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır.
18 Nisan 2009 cumartesi günü saat 20:30 da Müftülüğümüz konferans salonunda bir konferans düzenlenmiştir.
Konferansa bütün halkımız davetlidir.
Kutlu Doğum Haftasının her türlü hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak'tan niyaz ediyorum.
Selam ve Saygı ile
DURSUN KAPLAN
AFYON İL MÜFTÜSÜ
|