Kur’an-ı Kerimde Musa (a.s) ümmetinden bir veli veya peygamber olduğu bildirilen (Tecrid-i Sarih Tercemesi IX-145) ve Keyf Suresinin 65. ayetinde anlatılan salih adam kıssasında “Kullarımdan biri ……. ) adı ile geçen zatın da Hızır (a.s) olduğu Müfessirlerce ifade edilmektedir. (İbn Kesir V. 179, El Keyf 65)
Öte yandan İlyas (a.s) ‘da İsrailoğullarından bir peygamberdir. Tevrat’ta “Elia” diye isimlendirilen İlyas (a.s)’ın ismi Kur’an-ı Kerimde de geçmektedir. Milattan önce IX. yy.’da yaşadığı sanılan İlyas Peygamber zamanın hükümdarları ile mücadele etmiş çoğu zaman mağaralarda yaşamıştır.
“Hz. İlyas (a.s) yada "İlyasîn" şeklinde ismi zikredilen (es-Sâffât, 37/130). Peygamberliği bildirilen "Hiç Şüphe yok ki İlyas gönderilen Peygamberlerdendir" (es-Sâffât, 37/123), şeklinde hitab edilen İlyas (a.s.) İsrailoğullarına Allah'ın elçisi olarak gittiğinde onlar "Ba'l" adında dört cepheli put'a tapıyorlardı. Hz. İlyas'ın bütün gayretlerine rağmen İsrailoğulları bu puta tapınmaktan vazgeçmemiş Hz. İlyas'ın Peygamberliğini yalanlayarak (es-Saffât, 37/ 124). Onu ülkeleri olan Balbek'ten çıkarmışlardı. Fakat Allah'ın gazabı bunların üzerine geldiğinde pişman olmuşlar ve İlyas (a.s)'ı geri çağırmışlardı. Ancak tekrar nankörlük etmişler, bunun üzerine İlyas (a.s) oradan uzaklaşmıştır.” (Alıntı)
İlyas (a.s) İsrail oğullarından ayrıldıktan sonra Hızır (a.s) ile ilk defa 6 mayıs günü buluşmuştur. Bu buluşmadan sonra her yaz mevsiminin ilk günü Hızır ve İlyas (a.s) bir araya gelirlermiş. Konuşur sohbet eder, vakitlerini Allah yolunda ve beraber olmanın mutluluğu ile geçirir bundan büyük bir haz duyar kuvvet ve cesaret bulurlarmış. İşte bu buluşma Hızır İlyas iken sonraları Hıdırellez olarak değiştirilmiştir.
HALK İNANIŞINDA HZIR(A.S) VE HIDIRELLEZ
Hıdırellezde önceden hazırlıklar yapılır geceden gül dallarına gümüş kuruşlar, çeyrekler, kırmızı bezler bağlanır, gül dibine genç kızlar yüzük atar, mani söyler, davullar eşliğinde oyunlar oynanır, su kenarlarında, yeşilliklerde eğlenilir, ateşten atlanılırsa ev sahibi olacağına inanılır; Hıdırellezde öküzü arabaya koşmama... vb. gibi İslâm'la çelişen ve din ile ilgisi olmayan inançlara rastlanmaktadır. Aynı şekilde Hıristiyan inancına göre Saint Georges yortusu da bizim halk geleneklerimizle paralellik arzeder ve Hıdırellezle aynı günde kutlanmaktadır. Görüldüğü üzere bu anlayış İslâm'ın Tevhid bilincinden uzak, sahte mitolojik dürtülerin ve şamanist kalıntıların uzantılarını yansıtan günümüz Hıdrellez anlayışı, İslâm dışı her şeye yakınlık duyma ama İslâm'ın gerçek kimliğine karşı çıkma düşüncesinin neticelerini gözler önüne sermektedir.
“Şu anda geçerli ve yürürlükte bulunan Hristiyan kültürüne paralel olarak İslâm dünyasının Secular rejimlerle yönetilmesi ve bu kültürlerinde İslâm Öncesi mitolojik özelliklerden oluşan geleneksel "Ulusal İslâm" anlayışıyla paralellik arzetmesi, müslümanların tevhidî bilinçlerinden uzak olmalarının bir neticesidir. Şüphesiz ki Allah'ın va'diyle İslâm dünyası kendini değiştirmedikçe Allah'ta müslümanların durumunu düzeltmeyecektir. Allah şöyle buyuruyor; "Kim İslâm'dan başka bir din (hayat Nizamı) ararsa, ondan (bu din) asla kabul olunmaz ve o, ahirette de en büyük zarara uğrayanlardandır: Kendilerine apaçık deliller gelmiş, O Peygamber'in şüphesiz bir hak olduğuna da şahitlik etmişlerken imanlarının arkasından küfre sapan bir kavmi Allah nasıl hidayete erdirir (muvaffak eder) ? Allah zâlimler gürûhunu hidâyete erdirmez. Muhakkak Allah'ın Meleklerin, bütün insanların lâneti onların üzerlerinedir. İşte onların cezaları” (Âli İmrân, 3/85-87). (Alıntı)
Halk arasında Hızır, bereket ve bolluk getiren, darda kalanlara yardım eden, kul bunalınca yetişen (“kul bunalmayınca Hızır yetişmez” derler) insanları, geleceğe yönelik plan proje, istek ve arzularına ulaştıran, tabiri caizse gönlü olduğunda açmayacağı kapı, halledemeyeceği bir iş olmayan büyük bir manevi güç sahibi kişidir.
6 Mayıs Hıdırellez gününe Anadolu insanı günlerce önce hazırlanır. O gün pikniğe gidilir . Kazlar kurbanlar kesilir. Nişanlı olan kızlar, yeni gelinler, kayınpeder ve kayınvalide taraflarınca topluca araziye yeşilliğe götürülür. Dünür olan iki ailenin tüm yakınları davet edilmiştir. Birlikte yenilir içilir eğelenilir oyanır bir daha eğlenilir, alevli ateşler yakılıp üzerine atlanır. Hıdırellez günü küsler barışır, dargınlar kucaklaşır, hasretler kavuşur, yavuklular buluşur, geleceğini kurmaya çalışan gençler beğendikleriyle tanışır.
İslam dininde, hem Hızır (Hıdır) ve hem de İlyas’ın (Allah ikisinden de razı olsun) yüce Allah’ın sevgili kulları olduğuna inanılır. Ancak bu iki salih kişi adına Kutsal bir günün olduğuna inanılmaz. Bu sebeple Hıdırellez gününün inancımızda herhangi bir dini kimliği yoktur. Onun için yaz mevsiminin başlangıcı kabul edilen 6 Mayıs Hıdırellez günü İslam Dini’nin hoş görmediği, beğenmediği, tasvip etmediği ve yasak ettiği şeyleri yaparak eğlenmek yasaktır.
Hülasa Hızır (a.s) ve İlyas (a.s) Allah’ın sevgili iki kuludur. Onların buluştuğuna inanılan 6 Mayıs günü yaz mevsiminin başlangıcı olan Hıdırellez günüdür. Hıdırellez günü insanların; kırsala çıkarak, yeşilliklerde, su kaynaklarında ağaç altlarında vs. birlikte yiyip içip eğlendikleri, birlik beraberlik, kardeşlik ve paylaşma duygu ve düşüncelerinin sergilendiği sevinç, mutluluk, huzur ve bir anlamda bayram (Bahar Bayramı) günüdür.