YENİ BELEDİYECİLİK ANLAYIŞI
VE DÖĞER KASABASI
Hükümetimiz ara sıra esnaf için düşük faizli krediler veriyor. Evet doğru vermesine veriyor iyi de bu kredileri kimlerin kullandığını da bir iki kere yayınlasa fena olmaz hani.
Sürekli altın yumurtlayan tavuklar kollanıyor. Altın yumurtlayamayan, neslinin devamını sağlayacak kadar para değeri olan yumurtalar üretebilen tavuklar ise itlaf ediliyor.
Devletimiz bu itlafı engellemek için yatırım teşvik fonları, düşük faizle krediler ve bunlar gibi ekonomik katma değer yaratacak uygulamaları eyleme döktüğünü savunuyor. Tamam da neden özellikle yerel nitelikteki “kobi”ler bir türlü parlayamıyor ve bu durum neden araştırma konusu olmuyor. Sahi verilen bu kredilerin kimlerin nasıl kullandığı önemli değil mi?
Herkes biliyor güney sahillerindeki otellerin tamamına yakını doğuya verilen ama yerinde kullanılmayan kredilerin eksen kaymasının oluşturduğu sermaye birikimi. Bunu sayın devler idarecileri bilmiyor mu? Bilmediklerini zannetmiyorum.
Bunları niye yazma gereği duyuyorum? Mesela hiç merak ettiniz mi ihracatçılar ne kadar vergi öder. İhracatçıların vergi ayrıcalıklarını bilen yurdum insanı, vergiden kaçmak için kaç tane hayali paravan şirket kurup ürünlerini gümrük işlemlerine tabi tutarak vergiden sıyrılmanın kolay yolunu bulur.
Burası Türkiye diye başlayan yazılar boşuna yazılmıyor.
Devlet birçok konuda birkaç bölgede tarıma ve sanayiye destek kredileri çıkarıyor. Buraya kadar tamam da benim köyümdeki Hasan Ağa ve İbrahim Efendi bu destek politikalarını fayda sağlayacak uygulamaya nasıl döker. Kime müracaat edecek, derdini kime nasıl anlatacak. Olumlu cevap alsa süreç nasıl devam edecek, olumsuz cevap alsa bunu olumlu yapmanın ipuçlarını oluşturan bilgileri nereden temin edecek. Sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde bunun eğitimini vermek niçin önemsenmiyor. Eğitim vermek için Döğer AR-GE olarak program yapsak kaç kişi katılır bilemem. Açıkçası insanlar tam olarak inanmadıkları bir sürecin eğitimini ne kadar almak ister o da meçhul ya. Niçin inanmadıkları diyorum, çünkü ömrü boyunca herhangi bir bürokratik süreci takip etmek gibi bir derdi olmayan benim köylüm, bilmediği bir sürecin içinde kaybolmaktan endişe ediyor. Hal böyle olunca devlet ananın verdiği desteği kimler alır dersiniz. Süreci ve sürecin idarecilerini iyi tanıyanlar bu nimetlerden ziyadesi ile istifade ediyorlar.
Bu duruma en güncel örneklemeyi Türkiye genel bütçesinin %5ni kullanan KALKINMA AJANSLARI ve Türkiye’nin proje yapılanması ile görevli kurum olan ULUSAL AJANS oluşturmaktadır. Mesela Döğer kasabamızın bağlı bulunduğu kalkınma ajansı kaçıncı bölge ve bu dönem ki başkanı hangi ilimizin valisidir. Bunu kaç Dögerli vatandaşımız bilmektedir. Mesela manav Oğuz Bey ile mobilyacı Zafer Bey ve kaportacı Hamza Bey böyle yapılanmalardan ne kadar haberdardır. Merak eden varsa kasabanın esnafından 100 tanesine sorarak bilgilendirilme düzeyini rahatlıkla ölçebilir. Aslında merak etmeye de değer ya.
Önümüzdeki gümlerde Bursa’da Türkiye’nin 200 tane değerli belediye başkanının toplantısı Başbakan Sayın Recep Tayip Erdoğan’ın katılımı ile gerçekleşecek. Benim ön görüm şudur ki; toplantıların asıl konusunu stratejik planlama oluşturacak. Yeni belediyecilik anlayışının istikameti ile ilgilenen varsa bu toplantıya iştirak etmeye çalışsın. Organizasyonun birinci derece koordinatörü Türkiye Belediyeler Birliğidir. |