Kendi kurgularımızdan kurtularak, içinde bulunuduğumuz toplumu gerçek anlamı ile özüsemezsek, tüm durumlardan çıkartacağımız bütün sonuçlar hatalı olacaktır. Hatalı olarak kalmanın ötesinde bizi çıkmazlara götürür.
Bu günümüzü sorumluluklarımızın en üst seviyesinden rol alarak en iyi şekilde yaşayabilirsek eğer, bu gün bize gülümsyecek, gelecek zaman ise teşekkür edecektir. Komşu kasabamızda olduğu gibi...
Umut; bu günden ihtiyacımız olan tüm gereksinimlerimizin en makul zamanda, en tatminkar seviyeden karşılanması iken; UFUK ise umuda yolculuğun bizi getireceği zirvenin adresidir. Biz o adreste oturmaya karar kıldık.
Gençlerine ve gençliğine önem vermeyen köy, kasaba, kent yani sosyolojik tüm yerleşkeler bir gün yok olma sonundan kendilerini kurtaramazlar. Karar alma mekanizmalarında göevli olan seçilmişler ve atanmışlar devlet adamlığının yanında icraat adamı olmayı da kendilerine görev olarak saymadıkça biz böyle iki ileri bir geri tempo tutarak yaşamaya devam ederiz.
Çok yakın zamanda milletvekili seçimleri var. Değerli parti teşkilatına kendisini kabul ettiremeyen, en son yönetişim tekniklerleri ile donanımlı olan değerli yetişmiş bireyler maalesef beklenilen düzeyde adaylık kazanamamışlardır. İyide bu milletvekillerini kim seçer. Adı üstünde MİLLET seçer. Peki millet kimi seçer. Önüne getirilen isimlerden bir çoğunuda tanımadan oy kullanır. Sonra sayım başlar. Seçilmişler meclise gider. sadece orada oturur. 4 yılda bir soru önerisi dahi veremez. Çünkü nutku tutulmuştur. Millet adına konuşamaz artık. Hiçbir komisyonda yer alamaz. Çünkü donanım olarak yeterlilik seviyesi kabul edilebilir seviyede değil..
Umudunuzun Ufukta yerini bulabilmesi için bu seçim döneminde olsun tüm karar alıcı konumda yerini alanlardan yegane isteğimiz şudur ki: TOPLUMSAL ORTAK FAYDA YARATACAK, SOSYAL VE EKONOMİK KALKINMAYA ÖNCÜLÜK EDECEK KİŞİLERİN MECLİSTE YER ALMASINA ÖNEM VERİLSİN.
BİZ SEÇMEN OLARAK ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPMAYA DÜNDEN HAZIRIZ...
|