Bizim toplumumuzda kadın neden ikinci plandadır, neden hep kadın sahne arkasına itilmiştir. Neden bilim kadını değil de bilim kadınlarına dahi bilim adamı denilmiştir. Yahut niçin toplulumumuzda adam gibi adam deyimleri vardır da kadın gibi kadın deyimleri yoktur? Tüm bu soruların tek bir cevabı vardır, Çünkü ataerkil bir toplumuz ve dedelerimizin ve ninelerimizin bize okuduğu masalları!! yaşıyoruz hala. Doğu da ve taşrada kızlarımızı iki düve karşılığında başlık parası adı altında satan, kadını ev işlerini çeviren ve üretim çiftliği gibi gören zihiyetler maalesef hala var. Aslında bu mantık doğu toplumlarında daha baskındır. Ancak batı toplumlalarında da yok değildir. Mesela şuna hiç dikkat ettiniz mi? Batı masallarında Pamuk Prensesler ve Sinderella lar anlatılır, bu masalların sonunda hep bir prens gelir sözüm ona prensesi kötü bir hayattan kurtarır ve tabri caizse sarayında prensesler gibi yaşatır ve hikaye biter. Daha çocukken bizlere anlatılan bu masalların altında yatan mesaj şudur:SEN KADINSIN VE PRENS OLMADAN BİR HİÇSİN.. Oysaki bizim kültürümüzde bir erkek gibi silahını beline kuşanıp atının üstünde o cepheden o cepheye çarpışan Fatma kadınlarımız, Bağnı Çiçeklerimiz vardır. Kurtuluş savaşında Yunanlılar Afyon u kuşattığında kocası savaşa katılacak bir kadın kocasının gözü ardında kalmasın diye canını kendi elleriyle bir kalemde yok etmiştir. Bizlerin böylesine gerçek böylesine içten hikayeleri varken, Batı nın Sinderella ları ile sen kadınsın ve prens olmadan bir hiçsin mesajlı masallarıyla beyinleri yıkamak hiç bir mantığa sığmaz. Unutulmamalıdır ki Atatürk gibi bir ülkeyi yoktan varedende bir lideri yetiştiren, Mimar Sinan gibi çağa damgasını vurmuş bir mimarı yetiştiren ve topluma mal olmuş daha birçok insanın hamurunu yoğurun da elleri öpülesi analardır. Yazımı Sevgili Peygamberimizin güzel bir hadisi ile sonlandırmak gerekirse; "Cennet anaların ayakkaları altındadır"... M.Merve KAZAL
|