Tören başlamadan önce Kuran-ı Kerim okundu. Daha sonra Bahçeli, Türkeş'in mezarına kırmızı beyaz karanfiller bıraktı, kabirdeki çiçeklere su verdi ve dua okudu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Alparslan Türkeş'in ileriyi görebilen bir kişi olduğunu belirterek, ''Henüz milli birlik ve milli kimlik konusundaki tahriklerin bu derece tırmanmadığı ve hükümet eliyle yıkılmaya çalışılmadığı yıllarda bile O, bu vahim gelişmeleri görebilmiş, Türk milletine musallat olacak tehlikeler konusunda da o yıllarda ülkemizi uyarmıştır'' dedi.
Başbuğ Alparslan Türkeş, ölümünün 13. yılında Beştepe'deki kabri başında düzenlenen törenle anıldı.
Törene Bahçeli'nin yanı sıra, Alparslan Türkeş'in oğlu ve Ankara milletvekili Tuğrul Türkeş, parti yöneticileri, partililer, Ülkü Ocakları mensupları, STK ve Türk federasyonlarını temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.
Tören başlamadan önce Kuranı Kerim okundu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkeş'in mezarına kırmızı beyaz karanfiller bıraktı. Kabirdeki çiçeklere su verdi ve dua etti. Bahçeli, kabire Türkeş'in doğum yeri olan Kayseri'nin Pınarbaşı, Köşkerli köyünden getirilen toprağı da serpti.
Daha sonra konuşma yapan Bahçeli, Türkeş'in büyük bir devlet adamı olduğunu ve ölümünün ardından onun eserlerinin anlamı ve önemini daha iyi idrak ettikleri ifade etti.
Bahçeli'nin konuşması şu şekilde:
Değerli Dava Arkadaşlarım,
Türk Milletinin Sevdalısı Ülküdaşlarım,
Geleceğimizin teminatı genç bozkurtlarım,
Partimizin kurucu Genel Başkanı, hareketimizin lideri, ülkücülerin başbuğu, Türk milliyetçilerinin önderi Alparslan Türkeş Beyin Hakka yürüyüşünün on üçüncü yılında, aziz hatırasını kabri başında anmak ve fatihalarımızı göndermek üzere toplanmış bulunuyoruz.
O büyük dava ve devlet adamının aramızdan ayrılışının yıl dönümünde eserlerinin anlam ve önemini bu vesile ile bir kez daha idrak ediyoruz.
Takdir edersiniz ki, bir insanın fikrinin, erdeminin, karakterinin ve hayat mücadelesinin derinliğiyle, ona olan sevginin ve bağlılığın kuvveti, elbette ki hayatta iken anlaşılır, fark edilir ve mutlaka takip edilir.
Ancak bir yüksek şahsiyetin gerçek değerini ortaya çıkartan en büyük ve en hassas gösterge, onun maddi dünyadan ayrılışından sonra bile, sevenleri tarafından azalmayan bir bağlılıkla anılarının hatırlanması, emanetinin eller üstünde taşınmasıdır.
Bugün itibariyle merhum Başbuğumuzun maddi varlığından ayrı düşeli tam on üç uzun sene geçmiştir.
Çok şükür ki, O'na olan sevgi, O'nun haklı çıkışına olan hayranlık artarak devam etmiş, 1997 yılının 4 Nisan günü Hakka yürüyüşünün ve 8 Nisan günü muhteşem bir katılımla çok sevdiği aziz vatan toprağına emanet edilişinin üzerinden geçen onca zaman, ona olan sevgimizi de saygımızı azaltmamış, aksine artırmıştır.
Geride kalan bu on üç senenin her biri, onu daha çok andığımız, daha çok aradığımız günlerin ve artan bağlılığımızın en büyük ispatı olmuştur.
Bir beşeri, diğer insanlardan ayıran en önemli vasfının bu ebediyen hatırlanma meziyeti olduğu, merhum Türkeş Bey'in de bu yönüyle Türk tarihinde müstesna bir yer edindiği, artık herkes tarafından kabul edilmiştir.
Gerek insanlık tarihinin vicdanı, gerekse aziz milletimizin hasletleri, kendisine hizmet eden, ufkunu genişleten, ileriye doğru taşınmasında emeği geçen evlatlarının hakkını teslim etmiş; ona olan sevgisini yüreğinde taşıyarak mutlaka mükafatlandırmıştır.
Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey'i de Türk tarihinin kahramanlar halkasının bir mücevheri olarak eminim ki asla ve asla unutmayacak ve aziz hatırasını ilelebet yaşatacaktır.
|