Yargıtay'ın "Kayıp Trilyon" davasıyla ilgili kararı 2 Ağustosta gazetelerde "Erbakan'a icra ve hapis şoku" başlığıyla yayımlandı, ama kararın uygulanması AKP'nin elindeki Maliye Bakanlığına bağlıydı.
Maliye, elindeki bu kozu bir süre tuttu. Ta ki, 8 Ağustosta Erbakan evinde kendisini ziyaret edip referandum ile ilgili talimatını soran Saadet Parti'li gençlere "Evet oyu kullanmakta mahzur yok" diye beyan edinceye kadar..
AKP, Yargıtay'ın Erbakan ve arkadaşlarının yargılandığı "Kayıp trilyon davası" ile ilgili verdiği karardan yola çıkarak bir tür "Hapis ve icra" şantajıyla Erbakan'ı 12 Eylül referandumunda "Evet"çi yaptı. Erbakan ve 74 arkadaşının yargılandığı "Kayıp Trilyon" davasında verilen 12.5 milyon TL para cezası için yapılan karar düzeltme başvurusu Yargıtay tarafından reddedildi. Bunun üzerine Erbakan'ın borcunu takside bağlanması için Maliye'ye başvurdu.
ERBAKAN'A HACİZ ŞOKU HABERLERİ
Konuyla ilgili haberler 5 Temmuz'da Hürriyet Gazetesi'nde 'Ya para ya hapis' başlığı ile verildi. Haber 19 Temmuz günkü Milliyet Gazetesi'nde ise "Erbakan'a 'Kayıp trilyon' davasında Danıştay şoku" başlığı ile verildi. Haber daha sonra 2 Ağustos'ta aralarında Fethullahçı Zaman Gazetesi ve Samanyolu'nun da olduğu mecralarda "Erbakan'a haciz şoku" başlığıyla çıktı.
BİR HAFTADA NE OLDU?
Haberin yayınlanmasının üzerinden bir hafta geçmişti ki Erbakan'dan beklenmedik bir açıklama geldi. 8 Ağustos pazar günü Saadet Parti'li gençlerin oluşturduğu bir grup referandum konusunda talimatını almak üzere Erbakan'ı Ankara Balgat'taki evinde ziyaret etti. Erbakan evinin balkonundan gençlere seslenerek "Referandumda 'evet' oyu vermekte fayda olduğunu" söyledi.
ERBAKAN'IN MUHALEFETİNİ KESMEK İSTEDİLER
Açıklamanın ardından sesi soluğu kesilen bir çıkış daha vardı...
Temmuz ayında yapılan Saadet Partisi kongresi ertesinde, delegelerin ancak üçte birinin oyu ile seçilebilen Numan Kurtulmuş'a karşı bizzat Necmettin Erbakan'ın talimatıyla delegelerden toplanan imzalarla olağanüstü kongreye gidilmesi ve Erbakan'ın oğlu Fatih ile kızı Elifin doğrudan devreye girerek basına yaptıkları zehir zemberek ve kararlı açıklamalar da kesildi!
Bu süreç şöyle gelişti: Erbakan ve çevresiyle iplerin koptuğu kongreden önce Numan Kurtulmuş, Tayyip Erdoğan ile daha önce yaptığı görüşmede vardıkları anlaşma gereğince; Erbakan ailesine ait malvarlıklarının, borç tahsilatı vb. yollarla kamu ya da ilgili başka kurum ve kuruluşlar tarafından satın alınması sağlanacak. Bu yolla Erbakan ailesinin de muhalefetleri son bulacaktı.
PLANI ALİ BULAÇ DEŞİFRE ETTİ
Recep Tayyip Erdoğan'ın Numan Kurtulmuş üzerinden yürüttüğü planın bir bölümü Fethullahçıların gazetesi Zaman'da 17 Temmuz günü Ali Bulaç'ın sütununda açıkça yazıldı. Şimdi operasyonun ikinci aşamasında iş kökten çözülürken, bizzat Erbakan'a da "12 Eylül referdandumuna evet denebilir" açıklaması yaptırıldı.
MESAJ ULAŞTI, ERBAKAN 'EVETÇİ OLDU
Bu durumda gazetelerde çıkan "Erbakan'a haciz şoku" başlıklı haberler de kullanılarak, devreye giren aracılarla Erbakan'dan beklenen açıklamayı yapması halinde paranın tahsili ve icra işlemlerinin hemen devreye girmeyebileceği mesajı verildi. Çünkü Yargıtay kararı üzerine Erbakan'ın "Borcumu taksitlendirin" önerisiyle yeniden Maliye Bakanlığı'na başvurması bekleniyordu. Kesinleşen Hazine alacağının tahsilatı için Erbakan'ın gayrimenkulleri icra yoluyla satışa çıkarılabilecek, borcun son taksidine kadar gayrimenkuller üzerindeki hacizler de kalkmayacak.
Dolayısıyla Erbakan'ın durumu AKP'ye ve bu kozu elinde bulunan Maliye Bakanlığı'nın vereceği kararı bağlıydı. 2 Ağustos'ta gazetelerde çıkan "Erbakan'a hicaz şoku" başlıklı haberlerin üzerinden daha bir hafta geçmeden 8 Ağustos'ta Erbakan "referandumda evet" çağrısı yapmıştı bile. Ardından, 12 Ağustos'ta Maliye ile anlaşmalar noktalandı.
Erbakan toplam kayıp trilyonu (yeni birimle 14 milyon lira) 5 yıl içinde ödemeyi taahhüt etti, Anlaşma gereği ilk taksit olarak 1 milyon lirayı da maliyeye ödedi. Dolayısı ile şantajda olsa şimdilik fiili hacizden kurtuldu.
|