DHH-Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 10 mayıs 2011 tarihinde Afyonkarahisar'da yapmış olduğu mitingte inanılmaz bir skandal yaşandı.AKP mitingine Afyonkarahisar'da bir çok memur miting alanına zorla getirilerek miting alanında memur yoklaması yapıldı.Mitinge binlerce memur zorla katılmak zorunda bırakıldı.
Olay Yeniçağ Gazetesinin dünkü sayısında Sabahattin Önkibar'ın köşesine taşındı.
Sabahattin Önkibarın köşesinde Afyonkarahisar'dan bir memurun gönderdiği mektupta " Mesai saati şu bu denmeden bizi topluca miting alanına götürdüler. Etrafıma baktım diğer kamu çalışanlarının büyük bölümü oradaydı. Dolayısı ile Başbakan’ın mitinglerine bakıp hüküm vermek yanıltıcı olur, zira ben ölürüm de AKP’ye oy vermem ama kovulma endişesi ile alandaydım".diyor.
İŞTE SABAHATTİN ÖNKİBARIN KÖŞE YAZISI
Elimde dört ayrı mektup var. Biri Düzce’den, diğeri Afyon’dan, üçüncüsü Rize, dördüncüsü de Zonguldak’tan gönderildi. Gönderenlerin isimlerini açıklamayacağım ama içerikler özetle şöyle: Düzce mektubu: - “Sabahattin Bey ben Düzce’de Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde çalışan bir memurum. Başbakan Düzce’ye gelmeden bize mitinge katılmamız ve bir arada durmamız tembih edildi. Dahası yoklama yapılacağı söylendi. Ben AKP’li değilim ama işimi kaybetme endişesi ile alana gittim.Gerçekten de meydanda örtülü olarak yoklama yapıldı. Gelmeyen iki arkadaşa ertesi gün hesap soruldu. Söyliyeceğim AKP’nin kalabalıklarının millet değil devlet kalabalıkları olduğudur.” Afyon mektubu: - “Sayın Sabahattin Önkibar ben Afyon vergi dairesinde çalışıyorum. Mesai saati şu bu denmeden bizi topluca miting alanına götürdüler. Etrafıma baktım diğer kamu çalışanlarının büyük bölümü oradaydı. Dolayısı ile Başbakan’ın mitinglerine bakıp hüküm vermek yanıltıcı olur, zira ben ölürüm de AKP’ye oy vermem ama kovulma endişesi ile alandaydım.” Rize mektubu: - “Değerli hemşerim Sabahattin Bey... Başbakan’ın son Rize mitingi fiyaskoydu ve eski mitinglerinin yarısı kadar bir kalabalık vardı. Gelenler de ilçe ve köylerden taşındı ve kumanyalar dağıtıldı. Şerefim üzerine söylüyorum AKP burada işe alma listeleri hazırlıyor.Ver oyu, al oğluna iş diyorlar. Muhtarlara baskılar var. Sadece Çaykur değil diğer birimler de memur ve hizmetli listeleri hazırlıyor. Açıktan vaad, şantaj ve hatta tehdit var. Mevcut Çaykur personeli baskı altında ki Rize’de malumunuz Çaykur on binlerce kişiyi istihdam ediyor.” Bir başka mektup bir Emniyet mensubundan: - “Sayın Önkibar Başbakan Zonguldak’a geldiğinde ben alanın içinde sivil olarak görev yaptım. İnanmayacaksınız miting alanında benim gibi sivil giyimli yani halk görünümlü yüzlerce polis vardi ki bütün civar illerden gelen Emniyet mensupları oradaydı. Amaç Başbakan’ın güvenliği ise de bir başka boyut Başbakan’a istisnasız her mitingde bin civarında sivil bir güvenlik grubu halkın içinde kalabalık görüntüsünü veriyor.” Tablo net... En güzel ifade de Başbakanın meydan kalabalığının millet değil, devlet kalabalığı olduğudur. Buradan bakınca aman Tayyip Bey meydanları dolduruyor deyip ümitsizliğe kapılmayın. 1989’da İstanbul’da Dalan sokağa çıktığında omuzlardan inmiyordu ama esen rüzgar onu götürüp Nurettin Sözen’i getirdi. Evet yapay ya da toplama kalabalığa kalabalık denmez, ayrıca meydan mitingleri olgusu televizyon hadisesi ile eski misyonunu yitirmiştir. Meydanlar artık amigoların tezahürat arenası haline gelmiştir.
|