Bugun...
SÜRÜNMEDEN ÖLMÜYORUZ


Filiz BAHÇIVAN YAZIYOR...
111
 
 
         İçinizi karartmak gibi olmasın ama bu gerçeği söylemek zorundayım.
Şayet Türkiye'de yaşıyorsan, önce anandan emdiğin süt burnundan gelene kadar süründürülür, sonrasında hiç ummadığın bir anda şanslıysan şayet  ecelinle  ölür, yok değilsen öldürülürsün. 
 
          Nasıl mı? anlatayım. 
         Çalmadan, çırpmadan, el etek öpmeden 30 gün boyunca asgari ücretle çalışıp da, "Elhamdülillah" diyen vatandaşın gelir düzeyi bellidir!
         Bunların bir çoğu evlerine ekmek dahi götüremeyen, yoksulluk sınırları içinde yaşayan insanlardır.
Benim inanışımda Allah'a kulu heybesini doldurduğu oranın daha fazlasına şükreder.
İş zoraki dayatmalar olmadan sadece heybedekini yemeye kalsa, inanın hiç bir sorun kalmayacak. 
        Ama yok nerde?
        Dünyanın en pahalı benzinini, mazotunu, gazını kullanırız.
        En ağır vergileri, en caydırıcı cezaları öderiz.
        Hasta olduğumuzda ilacın en ucuzunu itirazsiz alırız.
        Ama hak arayamayız.
       Siyasette etkin bir rol oynayan tanıdığın hısım, akraban yoksa hiç bir yerde hakkını arama şansın da yok demektir. 
        Çaresizlik sendromu kanıksatılmıştır artık. Sürün sürüne bildiğin kadar! Kim tutar seni.
 
         Dişinden, tırnağından artırarak biriktirdiğin paranı, sütü bozuk bir müteahhitin yaptığı sağlam görünen ama gerçekte derme çatma bir eve yatırırsın.
        Tam rahata erdim dersin ki, hop bir deprem. Ne sen varsındır artık, ne de evin. Kader işte! Başımız sağ olsun. 
       Eşi şiddet uyguluyor diye, kadın ayrılmak istiyor ve eşini mahkemeye veriyor. Mahkeme ödül gibi şiddetçi eşi serbest bırakıyor. Sonrası malum. Kadın cinayetlerine bir isim daha ekleniyor. 
 
       İş yerinde can güvenlğin yok diye, patronun karşısına geçip hesap sormak ne haddine! Ya kovulacaksın, Veya ölümü göze alarak çalışmaya devam edeceksin. Alnında kaç gün yazılıysa artık. 
      Ülkemin pırlanta gibi gençleri siyasi çekişmelerin perdesinde işssizlikten acı çekiyor. 
      Sınırlı sayıda aranan personel iş başvurusuna binlerce talep oluyor. 
     En yakın örneği.
     TTK,işçi alacak. 
     Zonguldak, Bartın, Karabük. 
     İnsanlar gecenin ayazında sıraya girdi. Bir çoğu başka, başka şehirlerden akın etti. 
     Anadan ayrı.
     Eşten, evlattan ayrı. 
    Hepsinin ortak düşüncesi, ucunda gurbet görünsede sevdiklerine bir lokma ekmek parası kazanmak.
    Çile üstüne çile. 
    Oysa olsaydı geldikleri yerlerde iş imkanı dönerlerdi geri. 
 
    Bu cok da zor olmasa gerek.
   Aklın yolu bir. 
   Köyden şehre göç durmalı. Önüne geçilmeli.
   Bunun için çözüm belli. 
   İşleyecek arazi.
   İşe başlayacak küçük sermayeler.
   İşte o zaman kalkınacak ülkemiz. Sıfırdan başlamak, ileriye doğru sağlam adımlar atmak gibi. 
   İnanıyorum ki. 
   O zaman biter domates kuyrukları.
   Patates, soğan hak ettiği yerde durur. 
   Osman, Ali, Ahmet. Gitmezler gurbete. Çocuklarının başında baba, kendi işlerinin efendisi olurlar. 
 
    Neyse ne diyordum?
    İşe ihtiyacı olanlar  sıraya girdiler.
   Gecenin ayazını yediler. 
   Uzun kuyruklar oluşturdular. 
   Bir ömür bu kuyrukta çektilleri çileyi, yokluğu, yalnızlığı unutmazlar. 
   Peki bu İşin daha kolay, daha zahmetsiz yolu yokmuydu? 
   Olmaz mı? Vardı elbet. 
   İnternetten başvuru.
   Telefondan başvuru.
   Bunlar biliniyor.
   O halde neden sıraya girdiler?
1) Duyuru ve başvuruyu alan kurumların bu işi duyuramaması.
2) Güven sorunu. 
     TTK'ya Başvuru yapan bir arkadaşım, kuyrukta bekleme sebebini şöyle açıklıyor. 1500 işçi alımı yapılacak.  Başvuru sayısı 35 bin 770. İnternet veya telefon üzerinden yapılan başvuru ile  işi alma şansımız çok düşük. O nedenle bizzat orada olmayı tercih ettim. 
Arkadaşın inanışı ne kadar doğru, ne kadar  yanlış orasını bilemem. 
Ama  şöyle bir gerçek var ki, o da ülkemizde çilesiz, zahmetsiz evine bir lokma ekmek götüremezsin. 
 
      Konuyu toparlayalım. Kısaca şunu demek istiyorum. 
Millet olarak hepimiz, şöyle huzurla yaşayıp, sonrasında yatağımızda boylu boyunca huzurla ölmeye hasret kaldık. 
Allah sonumuzu hayır etsın.
Filiz Bahcıvan


Bu yazı 121 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI