Bugun...
Z KUŞAĞI UZAYDAN MI GELDİ?


Filiz BAHÇIVAN YAZIYOR...
111
 
 

Son zamanlarda daha çok dillendirilen bir konu oldu, Z Kuşağı Kimine göre yeni nesil, kimine göre geçmişinden bir haber nesil, kimine göre ise gelecek için çok da umut taşımadığı öngörülen bir nesil olarak adlandırılıyor bu Z Kuşağı.

 

Peki bu Z Kuşağı neyin nesi?

Bugün "Z Kuşağı hakkında" sizler için detaylı bir yazı hazırladım. Bu yazımız da Z Kuşağı'nın özelliklerini, ne yediklerini ve hangi yaş aralığında olduklarını öğrenebilirsiniz.

 

Öncelikle altını çizmek istediğim husus, bu çocuklar 1995 sonrası doğan bizim öz çocuklarımız. Yani uzaydan ya da başka gezegenden gelmediler. Bilindiği üzere, uzun zamandır bu kuşaklar hakkında epey bir araştırma yapılıyor. Dolayısıyla "x y z" gibi harflerle ifade edilen kuşakları duymuşsunuzdur.

Günümüzde yaşayan 5 kuşak olduğunu biliyoruz. Bunlar: Sessiz Kuşak (1925-1945), Bebek Patlaması ( 1946-1964), X Kuşağı, ( 1965-1979), Y Kuşağı-Milenyum da deniyor-(1980-1995) ve son olarak da Z Kuşağı (1996-2020) olarak adlandırılıyor. Bir de Alfa Kuşağı geliyor. Yani 2020 sonrası doğumlular. 

 

İnsanların doğduğu ve de büyüdüğü yıllara göre dünyayı, olayları algılama biçimleri, bakış açıları farklı olabiliyor. Ve her kuşak, bir sonraki kuşağın kendi duygu ve düşüncelerine sahip olmalarını isterler. Üstüne üstlük kendilerini överken, sonraki kuşak için pek de iyi şeyler söylemezler. 

"Ah gençliğimiz, ne zor şartlarda büyüdük, okuduk.

Biz bunlar gibi değildik. Bunların imkanları bizde olsaydı neler becerirdik. Bu zamane gençliği pek duyarsız, büyüklere karşı saygıları yok. 

Bu yeni nesil kendi havasında, memleket meselelerine çok ilgisiz. Bu nesil tam bir lay lay lom."vb onlarca cümle kurulur, serzenişlerde bulunulur Çoğu zaman haksız ve acımasızca eleştirilir gençlik. 

 

Konuyu dağıtmadan gelelim asıl meseleye, Z Kuşağına.

Kimi kaynaklarda 1996 yılından itibaren gösterilse de Z Kuşağı milenyum çocukları olarak biliniyor. 2000 yılından günümüze kadar olan zamanda doğmuş kişiler Z kuşağına dahil ediliyor. 

Teknolojinin kucağına doğan bu nesil, "internet kuşağı" olarak da adlandırılıyor.  

Son derece iyimser olmalarının yanı sıra pek hırslı değiller. 21. yüzyılın ilk nesli olan Z kuşağının, teknolojinin ilerlemesi sebebiyle diğer kuşaklara göre daha uzun yaşamaları bekleniyor. 

 

Bilgisayarlar, akıllı telefonlar, tüm bu teknolojik cihazlar Z kuşağını sosyal ve bilimsel açıdan etkiliyor.

Sonuç olarak da mutsuz bireyler yetişmiş oluyor. 

Milenyum çocukları hızlı ve analitik düşünme yetisine sahipler. Ancak, bu yetilerini kullanma becerileri bireycidir, asla ekip çalışmasına gelemezler. Özgüvenleri yüksektir, ebeveynlerinin kendilerine farklı baktığı düşüncesi de özgüveni yükseltir. 

 

Özgürlüklerine ve bağımsız olmaya oldukça düşkündürler. Kendilerinin başaramayacağı hiçbir şey yoktur. Kuralların onlar için çok bağlayıcılığı yoktur. Birçoğu, ailelerinin izinden gitmek yerine kendi yollarını çizmek ister. Geçimlerini sağlamak için yaptıkları işler onlar için sadece gün içerisindeki sıkılma zamanıdır.  Çaba harcamak, özveri sergilemek Z kuşağına göre değildir. 

Hırslı ve azimli olmadıkları için ilerleyen dönemlerde iş hayatında krizlerle karşı karşıya kalabilirler. Rutin işlerden sıkılan, kılık-kıyafet bakımından oldukça rahat, disipline gelmeyen bir yapıda oldukları için zaman içerisinde meslek dallarında büyük esneklikler ve değişimler yaşanacak. 

 

Parklarda, kafelerde otururken sohbet edip kafa dağıtmaları gerekirken sadece birbirlerine bakıp sosyal medya aplikasyonlarının üstünden belki de sohbet etmeleri mevcut kuşağın en iyi yaptığı şeylerden biri. 

Ailelerin kafalarını dinlemek için ya da çocukları onlara yük olmasın diye, küçül çocuğun eline verien tabletlerin, çocuğun bir köşede kendi dünyasını kurması belki de hayallerini isteklerini en yakını olan anne babası ile bile paylaşmaması, ya da paylaşsa bilse ailenin onu birey gibi görmeyip bir kenara atması üzücü bir durum olmanın yanında, çocuğu içe kapanık, asosyal bir birey olmasının önünü açıyor. 

Sadece telefonun bir üst modeli geldi diye alıp kullanmak teknolojiyi yakından takip etmek değildir, o sadece bu dev şirketleri daha da devleştirmektedir. 

Düşünen ve sorgulayan nesiller yaratmanın her anne babanın görevi olduğunu ve sonrasında da o bayrağı alıp devretmenin de o yetişen bireye ait olduğunu düşünüyorum

Filiz Bahcıvan 





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI