Bugun...
ÇİFTÇİLER BİTERSE, SORUNLARIDA BİTER


MURAT DEMİREL YAZIYOR...
murat-demirel@hotmail.com
 
 
      Kasabamız kırsal kesim olması sebebi ile tarım’ın ana geçim kaynağı olduğu malumdur.Yalnız son yıllarda devletin tarımsal nüfusu azaltmasına ilişkin çalışmaları nedeniyle hükümetler tarımın sorunlarından çok, tarım kesiminİ sorun olarak görmeleri dikkat çekmektedir. Bu bağlamda tarım sektörüne destek yerine köstek olmaktadırlar. Sonuç olarak bu gün tarım ülkesi Türkiye’ de tohumdan tutunda bir çok girdi ve tarımsal ürün'ü ithal eder duruma gelmiştir.       Tarım sorunları denince akla sulama gübre mazot ve pazarlama sorunları akla gelmektedir.Bu sorunlar kronik hale gelmiş sorun olup tarımla ilgili her zeminde konuşulmaktadır. Ben bu konular yerine vergi, sigorta ve teşvik açısından çiftçi sorunlarına değinmek istiyorum.        Gelir vergisi kanununa göre bir biçerdövere veya bu mahiyetteki bir motorlu araca (3500 Kg ağırlığunda ve üstü kamyona ) veya on yaşına kadar ikiden fazla traktöre sahip olan çiftçilerin kazançları gerçek usulde vergi ye tabi olmasını gerektirmektedir.(zirai işletme hesabı veya diledikleri takdirde bilanço esasına göre) .Çiftçiye ait olmakla beraber bu araçları tarımda kullanmıyorsa  bu defa elde edilen gelirler ticari kazanç sayılmaktadır.Yılda en fazla bir ay çalışan çiftçilerimiz vergiye tabi olacaklarında 12 ay vergi beyannamesi vermek zorundadır.Muhtasar ve Gelir vergisi beyannamesinide dahil ettiğimizde  yılda 14 adet beyanname vermek zorunda olan çiftçiler'in bu beyannameleri vermemesi durumunda sadece beyannamelerini elektronik ortamda verilmemesinden dolayı 14 Adet 1 600 Tl'den  olmak üzere yıllık 22 400 Tl  ceza beklemektedir Bunların  haricinde vergi, vergi ziyaı ve usülsüzlük cezası da ödemek zorundadır. Kasabamızda bu güne kadar Gelir vergisine tabi çifti yoktur.       Bir başka sorun ise çiftçilerin sigorta primleridir.5510 Sayılı sosyal sigortalar ile genel sağlık sigortası kanununa göre çiftçiler 4/b hükmüne göre eski adıyla çiftçi bağkur primi öderler.Yılda 1 ay çalışan çiftçi yılda 12 ay çiftçi bağkur primi ödemek zorundadır. Çiftçilikten kalan boş zamanlarında sigortalı bir işe giderse çiftçilikten ayrılmadıktan sonra yani ziraat odası kaydı silinmedikçe sigortalı çalışmaları geçersizdir.       Çiftçilik yapan her insan ziraat odasına kayıt olmak zorundadır.İlçemizde halk arasında ziraat odasının adı Ömer ağa derneği  oda aidat’ının adıda Ömer ağa vergisi diye adlandırılmaktadır.Ziraat odalarının aidat toplama dışında ne faaliyette bulunduğunu hiçbir üyesi bilmemektedir.      Bir başka çiftçi sorunuda çiftçilere teşvik kandırmacasıdır.Çiftçilere zaman zaman devletçe teşvik sağlanır.Bu teşviklerin astarı yüzünden pahalı olduğundan yararlanan çiftçi elde ettiği teşvikli mala, normalinden daha pahalıya sahip olmaktadır. Bu teşviklerden çiftçiler dışında aracılar para kazanmaktadırlar.      Sorunlar içerisinde boğulan çiftçilerimiz sorunlarını çözmek istemeyen, destek yerine köstek olan çiftçiliğin bitmesi ile tarım sorunlarının biteceğini düşünen bir ülke yönetimi karşısında işlerinin çok zor olduğunu, Çiftçilerin örgütlenmedikçe aralarında işbirliği olmadıkça sorunlarını pek kolay  çözülemeyeceğini düşünüyorum.       Saygılarımla.




YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI