Bugun...
2 Temmuz 1993 Sivas Katliamı


Filiz BAHÇIVAN YAZIYOR...
111
 
 

"Sivas ellerinde sazım çalınır." diye başlıyordu Aşık Veysel. 

Ama o saz, işte o saz çalmaz oldu o gün. Yani 2 Temmuz 1993 günü. 

O sazı çalanlar ve de o sözü söyleyenler susturuldu o gün. Hem de yanarak, yakılarak. 

Ve o gün için,

"Şu Sivas'ın elinde sazım çalınmaz

Güllerim yandı yüreğim dayanmaz" diyordu Edip Akbayram.

Onlar bu ülkenin yüz akıydılar. Göz göre göre yakıldılar. Gencecik insanlar, hayatının başlangıcında daha görecek günleri vardı. Bizim insanlarımız, yine bizim insanlarımız tarafından öldürüldüler ve biz bir şey yapamadık. 

Peki, ne olmuştu Sivas'ta?  Neden "yüreğim dayanmaz" diyordu Edip Akbayram?

1-4 Temmuz 1993'te, Pir Sultan Abdal Etkinliklerinin dördüncüsü düzenlenecekti. 

Pir Sulta Abdal Şenlikleri kapsamında birçok yaza, sanatçı ve düşünür dönemin Sivas Valisi Ahmet Karabilgin tarafından şehre davet edildi. İçlerinde Aziz Nesin, Metin Altıok, Asım Bezirci, Hasret Gültekin gibi tanınan isimlerinde bulunduğu davetli listesi şehirdeki radikal İslamcı kesimin eleştirisine neden oldu. Özellikle, Şenlik'in onur konuğu olan Aziz Nesin'in o dönemde birçok İslam ülkesinde yasalanmış olan Salman Ruşdi'nin Şeytan Ayetleri adlı romanını çevirerek Aydınlık gazetesinde yayınlaması nedeniyle Nesin'in şehre gelmesinin engellemek istediği biliniyor.  Pir Sultanın bir heykeli yapılmıştı. Kültür Merkezinin önüne dikilmişti.

 

İşte bu oluşumun üzerine, Alevi kıyımı yaparak yurt genelinde Alevi-Sünni gerginliği yaratmak isteyen "derin irade" harekete geçti.  

Çünkü 1993 yılı, Türkiye'nin en karanlık yılı idi. Çok sayıda çatışmanın, çok sayıda ölümün, çok sayıda şehit verilen bir yıl idi. 23 Mayıs 1993 günü silahsız 33 askerin şehit edilmesi, belleklerden bugün bile silinemedi. Doğudaki çatışmalarda derin güçlerden endişe duyan Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis'in ölümündeki kuşku hala giderilemedi. 

24 Ocak 1993 günü arabasına konulan bombayla Uğur Mumcu'nun öldürülmesindeki kuşkular aydınlatılamadı. 

İşte o gün provokatörlere Aziz Nesin bir malzeme yapıldı. Zaten yapılması planlanmış olan olay için halkın tahrik edilmesi, Aziz Nesin üzerinden organize edilmiş oldu. 

Şenlik yalnızca ilk gün yapılabildi. O gün, Vali'nin de katıldığı toplantıda uzun bir konuşma yapan Aziz Nesin, yerel gazeteler tarafından hedef haline geldi. 

İkinci günde sabahın erken saatlerinden itibaren yaşanacakların sinyalini vermeye başlamıştı. 

Öğle namazının ardından toplanan bir grup gittikçe kalabalıklaşarak önce Sivas Valiliği ve ardından Kültür Merkezi önünde taş ve sopalarla gösteri yaptı. Ardından, katılımcıların konakladığı Otel Madımak'a doğru ilerleyen göstericiler slogan atmaya devam etti. 

Grup önce Madımak Oteli önündeki araçları ateşe verdi ve oteli taşladı. Madımak Oteli tutuşturulan perdeler ve alt katta bulunan eşyalarla birlikte yakıldı. Otele sığınmış olan kişilerden, aralarında Asım Bezirci, Nesimi Çimen, Muhlis Akarsu, Metin Altıok ve Hasret Gültekin'in de bulunduğu 35 kişi yanarak veya dumandan boğularak yaşamını yitirdi. 

Aralarında Aziz Nesin'in de bulunduğu 51 kişi de olaylardan kendi olanaklarıyla, ağır yaralarla kurtuldu. İtfaiye merdiveniyle kurtulmaya çalışan Aziz Nesin, merdivendeki görevli tarafından darp edilip, merdivenden itfaiye aracı etrafında toplanan karşıt görüşlü kalabalığa doğru itildi. 

Başından yaralanan Aziz Nesin'i linç girişiminden araya giren polisler kurtardı. Yaralılar, polis arabalarıyla Tıp Fakültesi Hastanesi'ne götürüldü. 

Olaylar sonucunda 33 konuk, 2 otel görevlisi ve 2 gösterici yaşamını yitirdi. Akşam saatlerinde valilikçe ilan edilen "2 günlük sokağa çıkma yasağı" ile birlikte, güvenlik güçleri şehirde tam bir hakimiyet sağlayabildi. 

 

Peki ne idi Sivas olaylarının amacı? Yapılan katliamla amaçlanan ne idi? 

Elbette Alevi-Sünni gerginliğini diri tutmak. 

Toplumu, emek eksenli sınıfsal ve demokratik mücadeleden uzak tutmak. 

Ve de toplumu inanç ve etnik kimliklere hapsetmek. 

Peki, kimin işine yarar bu oluşum?

Elbette emperyalizmin ve yerli işbirlikçilerinin. İktidarlar üzerinde daha kolay baskı kurabilmek küresel sermayenin egemenliğini kolaylaştırmak isteyenlerin. 

Çünkü tüm bu toplumsal olaylarda onlar zarar görmez.

Çünkü bu olaylarda ne Alevi'nin ne Sünni'nin bir Kazancı yoktur.  

Ve ne yazık ki, bir irade Alevi'ye karşı önyargıyı harekete geçirmiştir. Ve de Sünni halk provoke edilmiştir. 

Ve Sivas, tarihinin en büyük felaketini yaşamıştır. 

Öyle ki Sivas'la da yetinilmemiştir. 

Yani Sivas halkını provoke eden "derin irade" 3 gün sonra, Sivas'ın intikamı gibi bir görüntü vererek Erzincan'ın Başbağlar köyünde bir köyünde bir katliam düzenlemiştir.  

Filiz Bahcıvan 





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI